Wednesday, June 15, 2011

Yorgun

Zaten yorgunluk benim genel halim. Bana, “Nasılsın?” diye soranlara, en sık verdiğim yanıtın “Yorgunum” demek olduğunu keşfettiğim günden beri, daha bilinçli olarak “Yorgunum”. Şu memlekette yaşayıp da yorgun olmamak mümkün mü? Beden yorgunluğu dediğinden ne olacak, iki-üç dinlenmeyle
geçer, ama ben aslında vatan yorgunuyum!

Ruh yorgunuyum, gönül yorgunuyum, hayat yorgunuyum; öğrenmek, bilmek, anlamak, anlamamış gibi yapmak, düşünmek, hissetmek, tanımak, tanık olmak, katlanmak, anlayış göstermek, görmezden gelmek, üzerinde durmamak, idare etmek, üzülmemiş görünmek, alışmak, alışamamak, sabretmek, katlanmak, beklemek yorgunuyum. Tam da artık bu memlekette hiçbir şey şaşırtmaz beni sanırken, her seferinde yeniden şaşırmak yorgunuyum.

                                                                Murathan Mungan

Tuesday, May 17, 2011

Melek Yüzler


 ...
Melek yüzler, sivri kulaklarını ve keskin dişlerini gösterdiler. 
İçimdeki ürpertiyle yine aynı bulantıyı hissettim. 
Onlar sonsuzdu ve kanatmadan bırakmazdı.
...

Sunday, April 24, 2011

Küçük Kara Balık

İhtiyar balık, masalını bitirdi ve on iki bin torununa dedi ki: "Artık uyku zamanı geldi, hadi gidin de uyuyun."

Çocuklar ve torunlar sordular: "Büyükanne, o minik balığa ne oldu, anlatmadın."

İhtiyar balık, "Onu da bırakalım yarın geceye" dedi, "şimdi uyku zamanıdır. İyi geceler."

On bir bin dokuz yüz doksan dokuz balık "İyi geceler" diyerek gidip uyudular. Büyükanne de uyudu. Ama bir tane küçük kırmızı balık ne yaptıysa da, gözlerini uyku tutmadı. Sabaha kadar denizi düşündü durdu.

                         Küçük Kara Balık / Samed Behrengi

Saturday, April 16, 2011

Aklımda Sorular


İnsan hissettiği gibi davranmamalı mı yani?
Merak ettiğinin peşinden gitmemeli mi?
Merakına yenilir, içinden geleni yaparsa insanlar onu anlamaz mı?
Bir taktik oyunu mu her şey?
Doğallık basitlik mi?
Yanlış şeyler mi söylemiş oluyoruz içimizden geldiği gibi davranınca?
Peki ya sırf insanlar bizleri basit görmesinler diye durdurursak kendimizi,
bir yalanı yaşamaya başlamaz mıyız?
Biz biz olamazsak nasıl gerçek duyguları yaşarız?

Sorular var, daha sorulacak çok soru;
yanıtlanamayacak,
ya da çok acıtacak...

Thursday, March 24, 2011

Her Şey Normal

Hepimiz en az bir kere çok eğleniyorum taklidi yapmadık mı?
Her şeye dışardan bakıp içerdeymişiz gibi kahkaha atmadık mı?
Hepimiz en az bir kere çok seviyorum taklidi yapmadık mı?
Eski bir yüzü unutmak için yeni yüzlere bakıp pişman olmadık mı?
Günahsız hayat var mı?
Hatasız biri var mı?
Her şey normal, hepsi normal bu hayatta anladım... anladım...
Hepimiz en az bir kere çok masumum taklidi yapmadık mı?
Şeytanla iyi dost olup meleklere de arada göz kırpmadık mı?
Günahsız hayat var mı?
Hatasız biri var mı?
Her şey normal, hepsi normal bu hayatta anladım... anladım...
Bu kadar zaman kendine eziyet çektirip
Sonra anlıyorsun her şey normal
O kadar zaman eziyet çektirip, sonra anlıyorsun her şey normal
Her şey normal, hepsi normal bu hayatta anladım... anladım...


                                                                    Melis Danişmend

Wednesday, November 3, 2010

Bu Adil Değil

Her aynaya baktığımda alnımda bıraktığın yara izine takılıyor gözlerim. 
Sarsak hareketlerle bir anda alnıma çarpan elin, geçmeyecek bir iz bıraktı. Gün geçtikçe dikkatimi çekiyor, en az bir kere gerilere götürüyor. 
Sende hatıram yok ama sen her gün ısrarla bana kendini hatırlatıyorsun... Bu adil değil.

Wednesday, September 1, 2010

Gençliğe Hitabe

  
EY TÜRK GENÇLİĞİ!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur !


                                                             Mustafa Kemal ATATÜRK